Mart, 2010 tarihi arşiv kayıtları

Gitmedim bu gece evime, gitmedim Yapmadım erkenden uykuya, dalmadım Açmadım telefonumu da açmadım İçmedim, içmedim. Durmam durmam durmam Susmam susmam susmam

Düşelim cennetten, yeryüzü oyununa Kanalım sarhoşken, şu aşkın yalanına Gireceksek girelim gel kız günaha Öleceksek ölelim şimdi şuracıkta Yağmura, buluta, yıldıza, aya, Kara toprağa düşen yaprağa sor Var mı aşktan öte?

Bakmam geriye bana aşk lazım. Sensiz bitecek bi roman lazım. Dönmem geriye bana o lazım. Senden gidecek kahraman lazım.

Hava soğuk ayaz bu gece Aşk esaslı bilmece Elimde hüzünlü bir hece Üzgünüm çok üzgünüm.. Kırıldık ince ince, Tıkandık çözülemeyince,

Aşkından ölmem mi lazım Sana gelince, bir düşününce Yine mi bittik, zora gelince? Ama kolay mı? Bide yalan mı? Yine yıkıldım, ona dönünce

Artık imkansız. Melek düştü elden, Şeytan kalktı yerden, bir kere Artık imkansız Delirince birden, Tutamazsın sanki alevden Gelir mi? Döner mi? Siner mi korkusu?

Herkes hayrandı o gülüşüne Ben de bir başka Kuşlar uçardı sıcak iklimlere Vurdum tek taşla Bu güzel masallarla Kimleri kandırdın sen Beni çocuk mu sandın?

Madem ki benli hayat, sana kafes kadar dar Uzaklaş ellerimden uçabildiğin kadar Hadi git benden sana dileğince izin Öyle bir uzaklaş ki karda kalmasın izin Git iş işten geçmeden git çok geç olmadan vakit Günahıma girmeden, katilim olmadan git Günahıma girmeden, katilim olmadan git

Bir acı var, kördüğüm boğazımda Tadım yok biraz bu aralarda Dağıttım biraz da son zamanlarda Yüreğim artık beni yormasana Gönül gözüm kapandı, sesim çıkmaz Artık bu odalarda Heves ederdim ya eskiden Artık gücüm yok bu hayata Çekip gidesim var Artık yalan dünyadan

Beni aylarca onunla bununla Nasılda aldattin Bu böyle sürmez demiştim oysa Sen yapamam sandin Aman yapma etme ne olursun dedim Bir türlü dinletemedim Çocuk deyip geçtin hafife aldın Büyüdüğümü görmedin

Düşündüm deme, Yalan söyleme Uzak oldun, en zor günümde Kırılır mı kalbim kendine bir kere sormadın Rolunü en güzel sen oynadın Buydu onlardan tek farkın Giderken dönüp halime bir kez bakmadın

Bir de değil, yüz de değil Bin tane kalbim olsa bile, Harcayıp hepsini aşkın için Öleceksek aşktan ölelim, İki kişilik yataklarda, Tek başlarına yatanlar, Yalnızlardır belki ama mutlu uyurlar,

Çok zamandır kırgın bize dünya Ne hayaller kaldı, ne de rüya Umutsuzken bir yol ararsan Ay bir yanda sen bir yanda Güneş bir yanda, ben bir yanda İzle Yukarıya bak ağlarken Buraya kadar geldik Bu oyuna karar verdik Bilmeli sevmeli

Zaten ıslağım Boğaz’ın ortasında Yaşlarım gizleniyor damlalarında Durma, yağmur durma Cilalanıyor ruhum İstanbul sağanağında Damlalar karışmış elmacıklarıma Durma, yağmur durma… Okunmuyor adı artık yıldızlarda Ayrılık yazıyor arkası yarınlarda Sorma bana, sen de onu sorma

Bugün ayrılığın doğum günü Anılar geliyor üstüme üstüme Sensizlik yakıyor canımı Bu da beni mahvediyor Gözyaşlarım yokluğuna isyan etmiş haykırıyor Bir de üstüne sen yine mutlusun ya Bu da beni kahrediyor

Sen benim içimdeki büyük yangınların adı, Ben senin gecendeki mavi yada günümdeki sarı, Sen benim şehrindeki bütün sokakların adı, Ben senin yüzümdeki çizgi dünündeki anı

Kim bilir neler neler geçti başından Kimse böyle yalnız olamaz, Anlat birer birer Tut ellerimden Kimse böyle küskün olamaz Çizgi çizgi yüzünde Gölgeli gözlerinde Ağır sessizliğinde Neler neler var

Kaybettikçe bir çentik attı, Alnımın üstüne Tanrı, “Büyüdün” dedi, Bu yağmurlar bu yüzden, Birden gelir kış fark etmezsin, Kalbinde siren sesleri, Batar gemilerin bu yağmurlar yüzünden,

Karakaş gözlerin elmas Bu güzellik sende de kalmaz Pişman olursun kimseler almaz Annene bak, gör halini

Yağmur yağdı seni düşündüm Birlikte aktık geceye, sessizce İnsanlara bahar gelmiş Bendeki bu kış daha hafifçe Dünden razıydım yarınlara Yarınımda sen olacaktın ya Aşkın derin paslarına, birlikte koşacaktık

You could be the on in my dreams, You could be much more than you seem Anything I have wanted in life Do you understand what I mean? I can see that this could be hate I can love you more than they hate Doesn”t matter who they will blame We can beatthem at their [...]

Yazık ne mazi yazık anlatmaya yoruldum, Sen benden vazgeçince, ben o gün vuruldum Yazık günah ben olsam kardelen gibi Acıyla boyveren gibi Seni severdim hüznün koynunda Seni severdim hem uyanık hem uykumda

Sana dargın değilim Gidişlerin bir anlık öfke, Yok sebebi, zaman geçer, acım diner ah Söz dilerim siyah beyaz ne farkeder ki Yas dediğin bir gün sürer Devam eder hayat Farkındayım zaman kalmadı Gidişin ani bir karar olmadı

Bölük pörçük hayallerim duruyor önümde Sevdiğim kadar sevilmedim Buram buram kokun hala yatağımın üzerinde O da kalmaz gider üç beş güne Bu saatten sonra gönül dakka durmaz Onca vaadden sonra Yalancı yalancı sana kimse inanmaz